
SEYDİ İLE ÇOK ÖZEL RÖPORTAJ!Merhaba değerli dostlar sizlerle tekrar birlikte olmanın heyecanını yaşamakta olduğumu bilmenizi isterim. ‘Evet nerdesin? dediğinizi duyar gibiyim, buralardayım sevgili dostlar…
İstanbul yolcusu olduğumu bilen fanatiklerim var, tabiki ben Adana’nın o güzel topraklarından ve hemşerilerimden kopalı tam anlamıyla bir yılı geçti. Bir yıldır bu “İstanbul’un taşı toprağı altındır” diyen o kişiyi bir bulursam vallahi tebrik edeceğim gerçi ben bir altın tohumu bile bulamadım ama..
Evet bundan yazılarımla HABERTURKMEDYA.COM’da olacağım.
Anonslarımızda da belirttiğimiz gibi bu ilk köşe yazımızın ilk konuğu sizlerin de yakından takip ettiği Seyid Murat olacak. İkinci albüm çalışması için kendisini stüdyoda yakaladım ve sağolsun beni kırmadı. Bu yoğun çalışma içerisinde bize vakit ayırdığı için öncelikle kendisine çok teşekkür ediyor ve Seyid Murat ile yaptığım ropörtajı istifadelerinize sunuyorum.
B.Ş.- Kılasik bir giriş olacak ama, kısaca kendinizden bahseder misiniz? Müzik yaşantınız nasıl başladı? Nerelerde eğitim aldınız? Hedefleriniz nelerdir?
S.M: 17.07.1984 Tunceli doğumluyum. İzmir Seyit Şanlı Endüstri Meslek Lisesi’ni bitirdim. Çok sevdiğim babam Hüseyin Erdoğan’ın tutkusu nedeniyle çocuk yaşlarda haşır neşir olmaya başladığım müziğe, ablamın çaldığı bağlamayı gizlice odasından alıp çalarak başladım. Bunu yaparken amacım sadece babacığımı mutlu etmekti. Sonraları hayatımın bir parçası olacağı aklıma bile gelmezdi. Ama çalıp söyledikçe, bu bende tutku halini almaya başladı. Bu tutkuyu profesyonelce sürdürmeye karar verdim. (Tebessüm ederek) Sonrasını da az çok biliyorsun.
B.Ş: Albüm çalışmasından önce sahne tecrübesi ya da günümüzün sanatçılarının geçtiği ‘Türkü Bar’ deneyimi yaşadın mı? Buralar sanat hayatında sana neler kazandırdı?
S.M.: Elbette ki albüm çalışmalarından önce hayatımı sürdürebilmek, sahne deneyimi kazanmak için bir çok sanatçı gibi ben de türkü barlarda bağlama çalıp söyledim. Ama kendime has yorumum ve müziği icra edişim sayesinde büyük ilgi gördüm. Bu fark sayesinde geniş bir kitle tarafından da takip edilme şansına kavuştum.
B.Ş. : Peki neden bu kadar gecikme oldu?
S.M. : Müziğe askerlik nedeniyle ara vermek zorunda kaldım. Askerliği bitirir bitirmez de yeniden bağlamayı elime aldım. Kaldığım yerden çalıp söylemeyi sürdürdüm. Ama Türkiye’de değil, Avrupa’nın çeşitli ülkelerinde, eğlence mekanlarında, gurbetçi kardeşlerimize özlem duydukları Anadolu namelerini dinletmeye başladım.
B.HŞ : Ne zaman profesyonel olmaya karar verdiniz?
S.M. : TRT’nin 2008 yılında yayınladığı ‘SEN TÜRKÜLERİNİ SÖYLE’ yarışmasına katıldım. Bu yarışmada 10 hafta kaldım. Başarılı performans sergiledim. Bu arada tanınma şansı da yakaladım. Yarışma sonrasında Usta yorumcu Zerrin Özer beni destekledi ve 2009’un Temmuz ayında ‘CAR-YEK’ isimli ilk albümü piyasaya çıkardık. Albüm müzik severler, özellikle Türkü Severler tarafından çok beğenildi ve ilgi gördü. İlk albüm olmasına rağmen kendime has yorumum ve bağlamaya hakimiyetim sayesinde piyasada kalıcı olduğum kabul edildi.
B.Ş.: Bu arada turne çalışması oldu mu?
S.M. : Elbette albüm piyasaya çıktıktan sonra promosyon çalışmalarının yanında, turneler de başladı. Özellikle gurbetçi dostlarımızın istekleri doğrultusunda, Avrupa’ya açıldık. Türkiye dışında Almanya, Hollanda, Avusturya başta olmak üzere bir çok ülkede konserler verdim. Hala da ikinci albüm çalışmalarından arta kalan zamanlarımı bu işe ayırıyorum. 10 ,11, ve 12’inci aylarda yine Avusturya,Londra, İskoçla ve Hollanda’da programlanmış konserlerim var.
B.Ş. : Beste sıkıntısı çekiyor musun? İkinci albümünde kimlerden eser aldın?
S.M. : Halk ezgileri olmasına rağmen, albümümdeki besteler kendime ait. Çalışmalarımız büyük bir hızla sürüyor. Elbette albümün hazırlanmasında ve konserler için benim üzerimden desteğini hiç esirgemeyen biri var. Buradan ona teşekkür etmeden geçemeyeceğim. Bende Zerrin Özer’in büyük emeği var. Asla hakkını ödeyemem. EYVALLAH
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder